MUĞLA

Bodrum

TARİHİ

Antik kent, tarihçi Heredot'a göre M.Ö.2000'li yıllardan önce kökeni Karlardan olan Lelegler tarafından kurulmuştur.
M.Ö.1200 yıllarında Trakya’dan Anadolu' ya girip Mezopotamya ve Mısır’a kadar geniş bir alanda hakimiyet kuran Dorlar  Lelegler’i yenerek  tüm  yarımadada  etkin olmuşlardır.
M.Ö. 546  yıllarından  sonra İran' da  hüküm süren  Persler Doğu  Anadolu' dan  başlayarak  Batı  Anadolu' ya kadar ulaşmış  Persler çok geniş alana yayılan etkinliklerini , bölge valilikleri olarak tanımlayabileceğimiz " Satraplıklar"  kurarak  sürdürmüşlerdir. Halikarnassos'(Bodrum) un da dâhil olduğu bölge o tarihte " Karia Satraplığı" olarak bilinmektedir. Karia Satraplarının en ünlüsü Mavsolos Halikarnassos’u başkent yapmıştır. M.Ö.334 yılında kent Büyük İskender tarafından alınmıştır. Bir dönem hrıstiyanlığın piskoposluk merkezi olarak anılan kent 11.yüzyıl sonlarında Türk hâkimiyetine geçti.  13.Yüzyıl ortalarında Menteşe Beyliğine bağlandı. 1415 yılında Rodos Şövalyeleri Osmanlı hükümdarı Çelebi Mehmet’in izniyle Halikarnassos’a yerleştiler.  Bodrum kalesini inşaa ederek egemenlik kurdular. Kanuni Sultan Süleyman 1552'de Rodos seferi ile kaleyi ve şehri tekrar ele geçirdi. 1770' de Rus donanmasının hücumuna uğrayan Halikarnassos Yunan isyanında (1824) Osmanlı üssü oldu. Sultan II. Abdülhamit döneminde kale siyasi mahkûmların hapishanesi olarak kullanıldı. Bodrum adı, kalenin kurucuları olan St.Petrium Şövalyeleri’nden gelmektedir.O dönemde burada yaşayan Türkler tarafından “Burdum” olarak telaffuz edilmektedir. Cumhuriyetle birlikte şehrin adı " Bodrum" olarak anılmaya başlandı. Bodrum’un tarihini anlatan kaynaklara göre ilçe 1872 yılında kurulmuştur.

COĞRAFİ DURUMU:

İklim itibariyle Ege ve Akdeniz iklimlerinin sentezinden oluşan bir özelliğe sahiptir. Yarımada olarak mikro klima alan özelliği gösterir. Yaz aylarında hiç nem bulunmaz. Kış aylarında ise nem oranı oldukça düşüktür. Yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları oldukça ılık ve yağışlıdır. 1970 yılından bu yana kar yağışı 2004 yılı Şubat ayında meydana gelmiş ve kar kalınlığı ortalama 5 cm.yi bulmuştur.

04.Ağustos.1998 tarihinde 45.0 C ile en yüksek sıcaklık
09.Şubat.    1996 tarihinde -4.5 C ile en düşük sıcaklık yaşanmıştır.
1980-2000 yılları ortalama sıcaklığı 18.9 C olarak gerçekleşmiştir.
28.Ocak.1944 tarihinde gün içinde 131,1 mm. ile en fazla yağış/ gün yaşanmıştır. 
1954 yılında ise yıl içinde toplam 96 gün yağış almıştır.
BİTKİ ÖRTÜSÜ:

Çok belirgin bir şekilde ikiye ayrılmıştır. Bodrum-Milas karayolunun batısında yer alan kısımda bitki örtüsü yer yer çalılık ve fundalıklar ile yörede " çeti ” tabir edilen dikenli otlarla kaplıdır. Karayolunun doğusunda yer alan kısım iğne yapraklı kızılçam, yabani çilek,  mersin ve sandal ağaçlarıyla kaplıdır. İlçenin % 61,3’ü orman sayılan alanlardandır. İlçede düzenli akarsu yoktur. Mumcular Beldesinde bulunan Sulama Göleti ise sulama ve içmesuyu amaçlı kullanılmaktadır.                        

NÜFUS:
Bodrum 2008 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre 114.498 nüfusa sahiptir.  Km2 düşen ortalama insan sayısı 168.3 dir. Nüfusun 83.810 ‘sı kasaba ve köylerde, 30.688'i merkezde yaşamaktadır. İlçe genelinde toplam hane sayısı ise 25.287’dir.İlçe nüfusu yaz aylarında turizm hareketi nedeniyle 700.000- 800.000. kişiye ulaşır.
Bodrum nüfusunun yaklaşık  % 70’i dolaylı ya da doğrudan turizm alanında  % 20'si tarım alanında ve  % 10'da hizmet sektöründe çalışmaktadır. Nüfusun % 98 okur-yazardır. Toplam nüfusun 59.703 'ü erkek, 54.795 'i kadın nüfusudur. Dışarıdan çalışmak için ilçemize gelen işçiler nedeniyle erkek nüfus çoğunluktadır.

KÖYLERİMİZ;

BAHÇEYAKASI-AKYARLAR -BİTEZ-ÇAMLIK-ÇÖMLEKÇİ-DAĞBELEN-DEREKÖY-GÖKPINAR-GÖLTÜRKBÜKÜ-GÜMÜŞLÜK-GÜNDOĞAN-GÜRECE-GÜVERCİNLİK-İSLAMHANELERİ-KEMER-KONACIK-KUMKÖY-MAZIKÖY-MERKEZ-MERKEZ-MERKEZ-MUMCULAR-BUCAK MERKEZİ-ORTAKENTYAHŞİ-PEKSİMET-PINARLIBELEN
SAZKÖY-TEPECİK-TURGUTREİS-BUCAK MERKEZİ-YAKAKÖY-YALI-YALIKAVAK-BUCAK MERKEZİ-YENİKÖY

EKONOMİ:

Bodrum’da ilk çağlardan beri bağcılık, zeytincilik, narenciye üretimi ve süngercilik ekonomik hayatta önemli bir yere sahipken, bu ürünler özellikle son dönemlerde ilçenin turizm merkezi olması, yarımada da çalışmanın zorluğu ve getirisinin diğer sektörler yanında düşük kalması nedeniyle eski önemini yitirmiştir. Daha önceleri ilçe ekonomisinde büyük öneme sahip olan süngercilik denizlerimizde yaşanan kirlilik nedeniyle neredeyse yok olmuş, şimdilerde turistik eşya özelliğine dönüşmüştür.
Bodrum’da ahşap tekne imalatı dışında imalat sanayi yoktur. İlçe halkın gelir kaynağının turizm olması üretim potansiyelinin sanayi ve imalat sektörüne kaymasını önlemiştir. İmalatın küçük ölçekli atölyelerde yapılmasına rağmen çok lüks ve büyük boyutlu ahşap tekneler üretilmektedir.

ULAŞIM: Bodrum’un il merkezine uzaklığı 115 km.olup, Milas ilçesi ile sınırı bulunmaktadır. Deniz yoluyla ulaşım feribotla temin edilmekte, yaz aylarında her gün Datça’ya (2) sefer, Yunanistan’ın Cos Adası’na ise (1) sefer karşılıklı olarak yapılmaktadır. Bodrum karayolu ulaşımında kullanılan yollar ise şöyledir;

ÇEVRE ÇEKİCİLİKLERİ: Halikarnas, Bardakcı, Gümbet, Bitez, Adaboğazı, Ortakent, Bağla, Aspat, Karaincir, Akyarlar, Turgutreis, Gümüşlük, Yalıkavak, Gündoğan, Mazı, Karakaya, Karada, Akvaryum, Konacık...

TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLER

BARDAKÇI KOYU:

Bodrum limanının hemen dışındadır. Eskiden su satıcılarına "bardakçı" denilirmiş. Bu isim, belki de tarihi Salmakis çeşmesinin Bardakçı'sından kalmadır, kim bilir? Efsaneye göre, Hermes ve Afroditin oglu olan Hermafrodit  buradaki su perisinin aşkına karşılık vermeyince su perisinin dualarına karşılık cveren tanrılar onları sonsuza kadar ibirleştirmiş ve böylece Hermafrodit doğmuş. Bugün Bardakçı'da lüks oteller, küçük pansiyonlar ve kumsal boyunca restoranlar bulunmaktadır. Yerel günlük teknelerin uğrak yeri olan Bardakçı, Marina ile Gümbet arasındaki tepeden yürüyerek yalnızca bir dakika çeker.

GÜMBET:

Bodrum’dan sadece 2 km uzaklıkta olan Gümbet, yakınlığı nedeni ile her zaman çok popülerdir. Yaz aylarında oldukça kalabalık olan Gümbet'te kamp yerinden en lüks otellere kadar her türlü pansiyon, apart otel bulmak mümkün. Gümbet sahilinde her türlü su sporunu yapmak mümkün. Son senelerde oldukça değişen Gümbet'te birçok otel, restoranın, gece klübü, disko ve bar inşa edildi. Gümbet gece hayati açısından nerdeyse Bodrum ile rekabet ediyor diyebiliriz. Daha çok gençlerin rağbet ettiği Gümbette çok sayıda İngiliz turist kalır.

BİTEZ:

Adı ünlü “Çökertme” türküsünde geçen ve Yunanca bağlık, bahçelik anlamında olan Bitez, Bodrum’a 8-10 km uzaklıktadır. Bitez Yalısı, Bağla ve Ada Burnu arasında Gümbet’ten sonra ikinci ana koyda yer alır Bitez kasabası, deniz kıyısından yarımadanın en yüksek tepesi olan Oyuklu’ya doğru yeşilin bütün tonlarını görebileceğiniz bir şekilde uzanır. Yalıdan başlayarak çok geniş bir alana yayılan mandalina, zeytin ağaçları Bitez’i Bodrumun en yeşil ve  güzel köşelerinden biri yapar. Bitez’de geçimini topraktan sağlayan ve denizle barışık insanlar yaşar. Kışın oturanların sayısının oldukça azaldığı Bitez’de evler, bahçeler içinde yer alır. Bodruma çok yakın olan Bitez’de hem doğayla iç içe sakin bir hayat yaşamak,  hem de Bodrumun hareketli hayatına yakın  olma imkanınız var.

ORTAKENT:

Bodrum yarımadasının en eski yerleşme yerlerinden biri olan  Muskebi, Bodrum Turgutreis yolunun ve yarımadanın tam ortasında kalması nedeni ile adını Ortakent'e değiştirmiştir. Prof. Dr. Yusuf Boysal tarafından 1963-1966 yıllarında kazılan Geç Miken Çağı Mezarları ve bu mezarlarda ele geçen eşsiz Miken çanak çömleği, Ortakentin  çok eskilere inen tarihinin kanıtlarıdır. Ortakent, tepelerdeki yel değirmenleri ve Bodrum yöresel mimarisinin en eski ve en güzel kule tipi evlerini barındırması açısından gerçekten çok önemli bir yerleşme birimidir. Yerel halkın kendilerini korumak amacı ile sahilden uzakta inşa ettiği bu evler, yine koruma amaçlı üç katlı ve kule seklinde inşa edilmişlerdir. Bu evlere giriş birinci kattan değil ikinci kattan sağlanır.

ASPAT:

Bağla koyunun biraz ilerisinde yer alan Aspat Koyu ve üzerinde bir Venedik Kalesi bulunan Aspat Tepesi gerçekten görülmeye değer. Yörenin ünlü halk şarkısında adı geçen Aspat yalısının, ismi kurak, sulanmaz anlamına gelen Aspartos'tan gelir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde adı geçen Aspat'ta, bir çok tatlı su kaynağı vardır. Sahilde, Giritli Arap Ağanın taş evi yer alır.

GÖLKÖY TÜRKBÜKÜ:

Bodrum’dan yaklaşık 14 km uzakta olan Göltürkbükü, yeni adının 2001 yılında aldı. Biz sizlere daha detaylı bilgi verebilmek için burayı iki ayrı yöre olarak inceleyeceğiz.

Eski Karianda antik kentinin kalıntıları üzerine kurulmuş olan Gölköy, Bodrumdan 20 km uzakta olup bir gerdanlık gibi mandalina bahçeleri, zeytin ağaçları ile çevrilmiştir. Eskiden göl, daha sonra bataklık olan arazisi ve sivrisinekleri ile pek rağbet görmeyen Gölköy, günümüzde oldukça sevilen bir yer. Köy evleri arasında birçok gümbet bulunur. Erken dönem Karianda’sının Salih Adasında, daha sonraki yerleşnenin ise Gölköy’da oldugu söylenir. Adı geçen bu antik kentin kalıntıları yok denecek kadar azdır. Torba-Gölköy arasında yer alan çam ormanları bölgeye ayrı bir güzellik verir. Uzun sahilde yer alan birçok güzel cafe, otel vardır. Son yıllarda birçok restoran ve Beach Klüb’ün inşa edildigi Gölköy çok popüler yerlerden biri oldu.

TORBA:

Bodrum'a sadece 5 km uzaklıkta olan Torba çok küçük bir yerleşme yeri. Bodruma yakınlığı nedeniyle uygun bir yüzme ve balık yeme yeri. Önceleri sadece çok güzel yazlık evlerin yapıldığı Torba Koyu, günümüzde birçok otel, tatil köyü ve tatil sitesinin inşası ile  değişmiştir. Önceleri sadece bir balıkçı barınağı olan limanı simdi, tekneleri, yatları ağırlıyor. Birçok su sporu içinde uygun olan Torba Koyu, zeytin ve çam ağaçlarının birbirine karıştığı doğası ile Bodrumun güzel köselerinden biridir.

GÜVERCİNLİK:

Bodrum’a dogru gelenlere adeta merhaba diyen yer olan Güvercinlik bir göl görünümünde çok sakin bir koyda yer alır.  Karşıdaki yüksek ve geniş Salih Adasının doğusundaki tepeler çam ormanı, etekler ise zeytinlikler kaplı.

 Salih adasında antik Karyanda kenti olduğu ileri sürülse de, eski yerleşimi kanıtlayacak kalıntılar yok denecek kadar az. Karyanda’lılar adayı terk edip Türkbükü-Gölköy civarına yerleştiği  ve Yeni Karyanda’yı kurdukları söylenir.

AKVARYUM:

Gümbet ile Bitez arasından bir yarımada güneye doğru 2 mil uzanır. Önünde de Görecik Adası (İç Ada) vardır. Yarımada ile ada arasında yerlilerin Akvaryum adını verdikleri, adı gibi pırıl pırıl bir boğaz ve koy oluşur. Gündüz boyu günübirlik gezi teknelerinin akınına uğrar Akvaryum, gece ise demirleyen teknelere kalır. Akvaryum'a Bitez'den yürüyerek ulaşmak mümkün. Bir patika yol sizi oraya ulaştırıyor.

CENNET KOYU:

 Göltürkbükü-Torba arasında, Ilıca Bükü uzanır. Çomça ile Gökburun arasındaki koy, bir zamanlar çevresi koca çam ormanları ile kaplı, denizi pırıl pırıl çok güzel bir koydu. Bodrumluların Cennet Koyu olarak adlandırdıkları bu koy yangınlarla ve  balık çiftlikleri  nedeniyle eski güzelliğini biraz kaybetti.   Tekne ve yatların  uğradığı bu koy hala oldukça popüler.

Web Sitesi :
http://.www.bodrum.gov.tr